Endüstri 4.0 ve İSG’nin Dönüşümü: “İSG 4.0”

Endüstri 4.0, kavram olarak ortaya yeni bir tarihsel kategorizasyonu da atmış oldu. Sanayi devrimlerini belirli tarihsel dönemeçlere ve gelişmelerle eşleyerek, sanayideki tarihsel gelişim periyodunu dörde bölmüş oldu…

Bu kategorizasyonun genel bir çerçeve çizmek ve güncel gelişmeleri bir potada toplamak gibi bir anlamı olsa da kavramı ortaya atan Almanya dışındaki bazı ülkelerin belirtilen periyotlamayı da içinden geçmekte olduğumuz dönüşümü de Endüstri 4.0 olarak adlandırmadığını belirtelim.

Yine de popüler olan ve bir “marka” değeri olan “Endüstri 4.0” üzerinden bazı kavramları tarif etmenin kolaylıkları var ki ben de bu yazıda İSG alanından burayı zorlamaya niyetliyim…

Öncelikle Endüstri 4.0 ile tarif edilen periyotları ve bu periyotların ana etmenlerini hatırlayalım:


Şekil 1. Endüstri 4.0 ve Dönemlere Öncülük Eden Gelişmeler(Prof. Dr. Alp Üstündağ)

Konu İSG 4.0 olunca, kavramın sonundaki “4.0”ın tıpkı Endüstri 4.0’daki periyotlama ile bir benzerlik taşımasının mümkün olup olmadığı üzerine biraz zihin egzersizi yapalım…

Yoksa sadece popüler olan “4.0” son eki üzerinden İSG’ye de “4.0 ekini koyalım” kolaycılığına kaçmak niyetinde değilim…

Başlayalım…

Her ne kadar “iş sağlığı kavramının” doğuşunun antik çağlara dayandığı(M.Ö 465, Hipokrat), modern yaklaşımların ise 1500’lü yıllara tekabül ettiği birçok kaynakta belirtilse de “iş güvenliği” kavramının aslolarak sanayi devrimi sonrasında ortaya çıktığını söyleyebiliriz… Zira insanoğlu sanayi devrimi sonrası(Endüstri 1.0) ortaya çıkan üretim ilişkilerindeki değişiklikle beraber sistematik olarak “kazalar” ile karşılaşmaya başladı.

Bu nedenle sanayi 1.0 ile iş sağlığının olmasa da “iş güvenliğinin” ilk nüvelerinin atıldığını söylemek çok da zorlama olmayacaktır diye düşünüyorum. Hal böyle ise sanayinin tarihsel dönem içerisindeki periyotlamaları olan 1.0-2.0-3.0 ve nihayet 4.0 için her bir periyodun “İSG” versiyonlarının da olduğu söylenebilir…

Basit bir örnekleme yapalım: Sanayide makineleşme başlamadan önce “makine koruyucusuna” ihtiyacı olmayan insanlık, 20. yüzyıl başında makineleşme ile üretimde büyük bir sıçrama yaparken, kendi yarattığı makinelerden kaynaklı iş kazalarını önlemek için bu kez İSG alanında da kendini geliştirmek durumunda kaldı ve makine koruyucularını üretmeye başladı. Benzer bir örneği “basınçlı kapların üretilmesi” ve bu kapların “periyodik kontrollerinin” yapılmasının bir zorunluluk olduğunu acı patlamalar sonrasında keşfedilmesiyle verebiliriz.

Öte yandan sanayi devriminin ilk safhalarında “çocuk işçilik, genç yaşta meslek hastalıklarına bağlı ölümler, uzun çalışma süreleri” olarak özetlenebilecek kuralsız çalışma hayatı, kendisini 19. yüzyıl ile birlikte kanuni düzenlemeler ve sendikaların kuruluşu ile bir miktar düzenlerken, 20. yüzyılda ise ILO, WHO gibi kuruluşların ortaya çıkması, standartların çalışma hayatına girmesi ve yaşanan büyük kazalardan sonra iş teftişi mekanizmasının yaygınlaşması ile eskisine göre daha güvenli ama halen kaza ve hastalıkların önlemediği bir döneme evrilmiş oldu.

Bugün ise tam olarak bu noktadayız…

Daha önce belirttiğim üzere günümüzde “insanlık elektrikli arabalar üretebiliyor, otomasyona dayalı üst düzey fabrikalar kurabiliyor ancak halen bu üretim tesislerinde çalışanların sağlığını ve güvenliğini tam olarak koruyamıyor…”

Kaldığımız noktadan devam edelim…

Sanayi dönüşümlerine öncülük eden gelişmeler ile İSG’nin dönüşümüne öncülük eden gelişmeleri nasıl tasnif edebiliriz?

Aşağıda grafikle bu konuyu örneklemeye çalıştım. Endüstri’nin her bir dönemine karşılık olarak İSG’nin 1.0’dan 4.0’a olan yolculuğunu anlayabilmek için aşağıdaki tabloda belirtilen kaza tipleri ve İSG alanındaki gelişmeleri inceleyebiliriz:


Şekil 2. Endüstriyel Dönüşümler ve İSG’nin dönüşümü(Mert Uzun)

Grafikte de görüleceği üzere Endüstri 1.0 ve bu dönemde ortaya çıkan kaza tipleri ile İSG gelişmeleri ve takip eden periyotlardaki gelişmeler, günümüzde Endüstri 4.0 çağında bizleri geçmiş kaza tiplerine ek olarak yeni kaza tipleri(insansız makinelerden kaynaklı kazalar, robotik hatalar vb.) ile karşılaşmamıza neden olacak.

Endüstrinin her dönüşümüne eşlik eden İSG faaliyetleri Endüstri 4.0 çağında ne gibi gelişmeleri doğuracak bunu ise daha derinlemesine incelememiz gerekecek…

İSG 4.0 nasıl tanımlanır?

Bu notları düştükten sonra yeni bir kavram olarak ortaya atılan İSG 4.0 için sanıyorum bir tanımlamaya ihtiyaç var. Bir deneme yapalım: “ İSG 4.0, Endüstri 4.0 ve dijital dönüşüm sürecinin temel yapı taşlarının iş sağlığı ve güvenliği alanına entegre edilmesi sayesinde, çalışanların sağlık ve güvenliklerinin proaktif olarak korunmasını amaçlayan, insan ve makine uyumunu en üst düzeye çıkararak güvenliği sağlayan yeni akıma verilebilecek kavramdır…”

Eğer hal böyle ise İSG 4.0’ın sadece kavramsal olarak açıklanması değil, içeriğine dair de fikirleri tartışmamız gerekecektir.

Acaba İSG 4.0 dediğimizde Endüstri 4.0’ın fırsatlarını değerlendirerek hem geçmiş kaza tiplerine hem de yeni kaza tiplerine engel olabilmek için neler yapabiliriz, haftaya biraz bu başlıklara değinmeye çalışacağım.